Burası ikiyüzlü ağlayanların şehri Sokağı dost edinen çıkmazda sessiz diyar Katre katre emiyor Kevser yerine zehri Yıkılmaz duruşuyla esasta maraz diyar
Rüzgârın hançer misli derin yara açtığı Yağmurun çisentiyle çehreleri biçtiği Güneşin görünmeden üzerinden geçtiği Merhametten yetimken şefkatten öksüz diyar
Dinlersen bir tıngırtı geceye geçiş sesi Öyle bir karanlık ki anlamsızlık ötesi Cehennemden kurtarır yokluğun tek hecesi Var oluş deyiminde ezelden yalnız diyar
Gizemli hazinedir elinden kayan zaman Anahtarı dündedir ziyandadır unutan Kendini kemirerek yok edişinden utan Tarihin sayfasını fesheden hırsız diyar
Toprağın feryadını hisseder soğuk elim Çağlayınca sinesi dindiremez sefilim Kumarbazın zarıyla sizin olmuş değilim Diren deyip kaşını çatmaktan aciz diyar
Bir gülüşte birleşti renklerin ihaneti Sonu gelsin kavganın yetmez mi esareti Burası eksiğiyle hepimizin cenneti Kimi Kürt kimi Çerkez kimi zaman Laz diyar